Genelde küresel ölçekte özelde ise Türkiye’de en sık rastlanan kanser türlerinin başında yer alan cilt kanseri, melanom (tehlikeli) ve tehlikeli olmayan şeklinde temel bir ayrıma tabi tutulabilir. Tüm cilt kanserleri içerisinde %2 gibi düşük bir paya sahip olmasına karşın melanom, ölümcül etkisiyle cilt kanserinin ne denli tehlikeli bir hal alabileceğinin gözler önüne serilmesini sağlar.
Cilt kanseri vakaları erkek bireylerde daha sık ortaya çıkarken, yapılan incelemeler neticesinde cilt kanseri ölüm oranı noktasında %1’lik bir payın olduğu tespit edilmiştir. Daha fazla bilgi almak için Akciğer Kanseri ve diğer kanser türlerini inceleyebilirsiniz.
“Erkek bireylerde daha sık cilt kanseriyle karşılaşılmasının nedeninin; erkeklerin cilt bakımı ve sağlığını ikinci plana itmesi dolayısıyla oluşan ihmaller ve yapısal farklılıklar olduğu, uzmanların geneli tarafından kabul görmüş bir görüştür.”
Cilt kanserine genel ifadelerle değindikten sonra sırasıyla “Cilt kanseri nasıl oluşur?” sorusuyla ilintili olarak cilt kanseri lekeleri hakkında detaylı bilgiler vermek konu bütünlüğü açısından gerekli olacaktır.
Bir bakıma karaciğer kanseri ile aynı belirtileri taşımaktadır.
Cilt Kanseri Nasıl Oluşur?
Bilindiği üzere deri, insan vücudunda en geniş alana yayılım gösteren organdır ve vücut sistemleri adına birçok kritik görevi yerine getirir. Bu görevler şu şekilde sıralanabilir:
- İç organların ve dokuların çevresel etkenlerden korunması.
- Vücut ısısının ve sıvı dengesinin düzenlenmesi.
- Bağışıklık sistemiyle eşgüdümlü çalışarak enfeksiyon ve bakteriyel faaliyetlerin önünde engelleyici bir faktör olarak bulunması.
- Solunum ve boşaltım sisteminde aktif rol alması.
Görüldüğü üzere deri, birçok sistem ile ilişik bir şekilde çalışarak metabolik faaliyetlerin devamının sağlanması noktasında kritik görevler alır. Dolayısıyla, deride meydana gelebilecek problemler, vücudun genelini etkileyecek ve topyekun bir hasara sebep olacak öyle ki bireyin yaşantısına dahi son verecek bir hal alabilir.
İnsan cildi üç katmanlıdır ve bu katmanlar dışarıdan içeriye doğru; epidermis, dermis ve subkutis olarak sıralanabilir.
Katmanların her birine kısaca değinmek gerekirse:
- Epidermis: Epidermis, cildin dış katmanı olarak tanımlanabilir. Cildi aşınma ve çevresel etkenlerden korumakla görevli keratin proteinin üretimini gerçekleştiren epidermis, yapısında bulundurduğu melanosit hücreleri ile vücudu güneş ışınlarından da korur. Fakat, melanosit hücreleri yapıları bozulduğu takdirde cilt kanserinin tehlikeli türlerinden biri haline gelir ve bireyin yaşantısını tehdit eder.
“Bu aşamada belirtilmesi gereken önemli bir nokta da; melanin pigmenti üreterek güneş ışınlarının olumsuz etkilerinden cildi koruyan melanositlerin çeşitli nedenlerden ötürü kanserli hücreler oluşturması öncelikle epidermisi daha sonra sırasıyla derinin diğer iki katmanını etkiler.”
- Dermis: Cildin orta katmanı olan ve cilde esneklik kabiliyeti kazandıran kollajen hücrelerinin üretiminden sorumlu dermis, epidermisten daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Dermis ayrıca kan damarları, ter bezleri ve sinir uçları gibi yapıları da içerir. Bu nedenle herhangi bir kanserli yapının dermise ulaşması durumunda ciltte belirgin şişlikler, yara izleri veya duyusal değişiklikler gözlenebilir.
- Subkutis: Cildin en derininde bulunan subkutis, dermiste olduğu gibi kollajen üretiminde aktif olarak görev alır. Subkutis buna ek olarak; vücut ısı ve su dengesinin düzenlenmesinde de etki sahibidir. Bu katmanda yağ dokuçları yoğun olarak bulunduğundan, kanserli hücrelerin bu bölgeye yayılması durumunda metabolik sistemde ciddi bozulmalar meydana gelebilir.
Cilt kanseri, genellikle en dışta yer alan epidermiste oluşarak daha sonra içteki tabakalara yayılım gösterir. Fakat, dermisin ve subkutisin yapısında yer alan hücrelerin de kansere sebebiyet vermesi muhtemeledir.
Dolayısıyla cilt kanseriyle ilgili araştırma yapılması gereken alan hayli geniştir ve bu durum da tedaviyi zorlaştırıcı etkiye sahiptir.
Cilt Kanseri Belirtileri ve Erken Teşhisin Önemi
Cilt kanserinin belirtileri genellikle deri yüzeyinde ortaya çıkar ve çoğu zaman bireyin dikkatini çekecek kadar barizdir. Ancak bu belirtilerin fark edilip erken teşhis konulması, tedavi şansını çok büyük oranda artırır. Sık görülen belirtiler şunlardır:
- Deride meydana gelen renk değişiklikleri
- Boyutunda büyük artış gösteren benler
- Kenarı düzensiz veya şekilsiz lekeler
- Deride sürekli kanayan ya da iyileşmeyen yaralar
- Cilt üzerinde oluşan şişlik ya da nodüller
Bu belirtiler fark edildiği anda bir dermatolog ile görüşmek çok önemlidir. Erken aşamada tespit edilen cilt kanseri vakalarında, cerrahi müdahale ya da ilaç tedavisi ile tam iyileşme sağlanabilmektedir.
Cilt kanseri hakkında daha fazla bilgi için uzmanlara danışabilir ve konuyla ilgili bilimsel kaynaklara başvurabilirsiniz.